19 Kasım 2016 Cumartesi

Hollanda Cumhuriyeti’nin Krizi: Kiliseler, Mezhepler, Partiler

Etienne Balibar (*)



TTP'nin (**) yazılması uzun yıllar aldı. Bu yıllar klasik Avrupa için ve özellikle kurulma aşamasında bulunan “Avrupa dengesi” sisteminin kalbinde yer alan ve hatta orada hegemonik bir konum (tarihçilerin geriye dönüp baktıklarında Hollanda'nın “altın çağı” diyecekleri konum) elde etmeye çalışan Birleşik Eyaletler için kriz yıllarıydı (bölgesel isyanlar, devrimler, savaşlar, salgınlar...).

1565 yılındaki “Geuzen İsyanı’ndan beri Hollanda pratikte her zaman savaş halindeydi. Piyasanın tekelleşmesine ve kolonileşmeye dayanan ticari genişleme biçimi bile sürekli bir savaş olduğunu gösteriyordu. Donanmalarının gücüne rağmen Eyaletler defalarca yenilmiş ve zapt edilmişlerdi. Eyaletlerin bağımsızlık savaşında geniş bir özerklik kazanmış olmasına rağmen, her seferinde gerçek bir ulus devlet kuruluşu sorunu baş gösteriyordu. Bununla birlikte, içerde olduğu gibi dışarıda da iki rakip yönetici grup tarafından desteklenen iki ayrı siyaset karşı karşıyaydı.

20 Ekim 2016 Perşembe

Avusturya'nın Ültimatomu

[Veliaht Prens Franz Ferdinand'ın öldürülmesi üzerine Avusturya'nın Sırbistan'a verdiği ültimatomdur]

Avusturya, Sırbistan'ın aşağıdakileri yapmasını şart koşuyor...

Monarşi aleyhine kini körükleyen bütün neşriyatı yasaklamasını (...).


Genel eğitimi zaman geçirmeden kaldırmasını.


 (...) Avusturya-Macaristan'a karşı propagandanın oluşmasına yardım edecek her şeyin kaldırılmasını.


Avusturya-Macaristan hanedanı aleyhinde propaganda yapmakla suçlanan bütün subay ve memurların askeriyeden ve kamu hizmetlerinden uzaklaştırılmasını.

11 Eylül 2016 Pazar

19 Ağustos 2016 Cuma

Kabuk Adam

Aslı Erdoğan

[Giriş]*


Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar. Unutamamak. Belleğin kaçınılmaz
intikamı. Herhangi bir iz taşınıyorsa eğer, bu bir zamanlar bir yara açıldığındandır.

Yaşadığımız anları dondurup cümlelere dökme çabası, çiçekleri kurutup kitap yaprakları arasında ölümsüzleştirmeye benzer. Hepimizin çoktan öğrendiği gibi, bir öykü, gerçekten yaşanmış da olsa, gerçekliği yansıtmaktan çok uzaktır, onun birkaç resminden, simgesinden oluşmuştur. Az sonra başlayacağım, Karayipler'de geçen o korkunç öyküyü yaşamış kişi benim. Oysa biliyorum ki, son noktayı koyduğumda, elimde bulacağım, gerçeğin tortusundan ibaret olacak. Yaşadıklarım, o her biri elmas değerindeki anlar su damlaları gibi kayıp gitti avcumdan. Gerçekliğin sonsuz okyanusundan tek bir deniz kabuğu kaldı geriye. Ona kulağımı dayayarak sonsuz bir şarkıyı sözcüklere dökmeye çalışacağım. Anlayabildiğim, yorumlayabildiğim kadarını elbette.

28 Haziran 2016 Salı

Brecht- Okumuş Bir İşçi Soruyor

Bertolt Brecht


Bertolt Brecht (soldan ikinci) Kültür Birliği Barış Gösterisi 1948
Bundesarchiv, Bild 183-H0611-0500-001 / CC-BY-SA 3.0
Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim?
Kitaplar yalnız kralların adını yazar.
Yoksa kayaları taşıyan krallar mı?
Bir de Babil varmış boyuna yıkılan,
kim yapmış Babil’i her seferinde?