Dünya Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünya Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2019 Salı

Okurken Uyanık Kalmak

Ursula K. le Guin
Şu kaynağa bkz. 
Kitaplar, aman dikkat! Yine dodo[1] oldunuz! Ya da en azından hindi…[2] 1003 yetişkin arasında yürütülmüş ve azami %3’lük artı/eksi hata payı iddiasındaki (ciddi ve katı istatistiğin amacı, hangi 1003 yetişkin ve hata payınızın hata payı ne kadar türü soruları susturmak elbette) bir AP-Ipsos araştırmasına dayanan Associated Press, Amerikalıların %27’sinin yılda bir kitap dahi okumadıklarını duyurdu. Kalanların üçte ikisiyse İncil ve diğer dinsel kitapları okuduklarını belirtirken ancak yarısı edebiyattan sayılabilecek herhangi bir eser okuduğunu söylemişti.


Makale, bu feci haberleri iyice körüklemek adına 2004 tarihli ve katılanlarının %43’ünün bütün bir yılı kitapsız geçirdiklerini belirttikleri NEA araştırmasına da atıfta bulunmuş. NEA okuma oranlarındaki düşüşün kabahatini televizyon, sinema ve internette bulmuştu. Anlaşılır bir durum. Ortalama Yetişkin Amerikalının günde on altı ila yirmi sekiz saatini (benim hata payım biraz büyük kaçabilir) TV karşısında geçirdiğini ve kalan vaktini eBay’den bir şeyler ısmarlayıp blog yazmaya harcadığını hepimizi biliyoruz.

Bunca az okumamız haber değeri taşır hatta şok eder görünüyor ama makalenin tonlaması neredeyse kutlayıcı. Makalede Dallas’taki bir telekomünikasyon şirketinin proje yöneticisinin sözlerine yer verilmiş. “Okumaya başlayınca uykum geliyor,” diyor adam, “kuşkusuz milyonlarca Amerikalı bu alışkanlığa aşinadır.” Basılı malzemeyle yüz yüze gelindiğinde bilinçli kalmayı becerememekten hoşnutluk fikri makaleye yanlışlıkla sızmış sanki. Ama bana kalırsa okumanın kaybolmaya yüz tuttuğu görüşüne yönelik varsayım da —ister kasvetli, ister hafiften kutlamacı söylensin— yanlış.

İşin doğrusu, tarihte zaten hiçbir zaman çok fazla sayıda insan kitap okumamıştır. E, ne demeye şimdi okuduklarını veya okumak zorunda olduklarını düşünelim?

23 Ekim 2019 Çarşamba

Wilson İlkeleri veya Ondört Nokta (Fourteen Points)



Başkan Wilson bu maddeleri ilk kez 8 Ocak 1918'de yaptığı tarihi konuşmasında açıklamıştır,  Bu konuşma -Başkan Woodrow Wilson tarafından- Amerika Birleşik Devletleri Kongresi'ne savaşın amaçlarını ve barışla ilgili devletin, hükumetin yaklaşımını açıklamak için yapılmıştır.
Konuşmanın üçüncü sayfası. Orijinal metin. İlkeler bu sayfadan itibaren başlıyor.

  1. Tam bir açıklık içinde varılmış barış anlaşmalarından sonra hiçbir özel uluslararası anlaşmaya gidilmemeli ve diplomatik etkinlik her zaman içtenlikle ve kamuoyunun gözü önünde yürütülmelidir.
  2. Denizlerin uluslararası sözleşmeler gereğince bütünüyle ya da kısmen kapatılabilmesi dışında, savaşta ve barışta karasuları dışındaki bütün denizlerde mutlak seyrüsefer serbestliği sağlanmalıdır.
  3. Barışı onaylayan ve korumak için anlaşan ülkeler arasındaki bütün ekonomik engeller olabildiğince kaldırılmalı ve ticaretin eşitlik temelinde yürütülmesi sağlanmalıdır.
  4. Her ülkede silah gücünün iç güvenliği sağlamaya yetecek en düşük düzeye indirilmesi için yeterli güvenceler karşılıklı olarak verilmelidir.

28 Ağustos 2019 Çarşamba

"Bin Yıllık Reich" kurucusundan sadece bir hafta daha fazla yaşadı

Hitler halleri..
Almanya'nın 1933 ve 1945 arasında derin ve hatta emsalsiz büyüklükte bir değişim yaşamış olmasına rağmen, Nazi Devrimi'nin yapısal zayıflı­ğına ve yetersizliğine dair gereğinden çok kanıt mevcuttur.

Hitler'in asıl hedeflerinden biri, "Devletin gelecekteki tüm kurumları [Nazi] hareketin kendisinden
temellenip yükselmeli," olmuştu. Bu, yüzeysel olarak, Bolşeviklerin tüm devlet kurumlarını  kendilerininkilerle değiştirme amacına benziyordu. Ne ki, pratikte Naziler böyle bir temiz­leme harekatını ne başarabildiler ne de böyle bir şeye giriştiler. (K. D. Bracher ve diğerleri Üçüncü Reich'ın içindekilerin çoğunun uydurulmuş olduğunu savundular: "Hemen hemen her yerde rejim iki düzlemde eşza­manlı olarak işliyor: eski kurumların içine işlemek ve onlarla uzlaşmak, ama aynı zamanda onların üzerine yeni, ayrı ve rakip mekanizmaları inşa etmek." Örneğin, geleneksel sivil memuriyete Nazi bürokrasisi hakim oldu, ama hala ondan ayrıydı. Sonuç olarak, bu kurumların işlerliği sık sık iki başlı ve hemen her zaman karmaşıktı. Nazi siyasal düzeni içsel olarak tutarsızdı ve sistematik değildi, sürekli yaşayıp işlemesi de Füh­rer'in kendisine bağlıydı.

12 Nisan 2019 Cuma

Romanların Kökeni ve Roman Etnik Grupları

Herman Berger
Görsel kaynak

"Çingene"[1] adı altında toplanan bütün 
büyük etnik grupların Listesi[2]

"Çingene kanı" taşıdığını iddia eden üç ana grup bulunmak­tadır: Kaldera, Gitano ve Manuşlar.

1. Kaldera Çingeneleri. Yalnız kendilerinin gerçek Çingeneler olduğunu iddia ederler. Adlarından da anlaşıldığı üzere, çoğu kazancılıkla uğraşmaktadır. Rumence'de kazanın adı calderadır. Önce Balkan Yarımadası'ndan çıkmışlardır, sonra Orta Avru­pa'dan Fransa'ya geçip beş kola ayrılmışlardır:
a) Lovariler. Macaristan'da uzun süre yaşadıkla­rından dolayı, Fransa'da "Macar" adıyla çağrı­lırlar.
b) Boyhalar. Transilvanya'dan gelmişlerdir ve sa­vaştan önce, evcilleştirilmiş hayvanlarla  gösteri yapan Çingenelerin çoğunluğunu oluşturmak­taydılar.
c) Luri ya da Luliler. Bugün de Firdevsi'nin anmış olduğu Hint kavminin adını taşırlar.
d) Çurariler. Diğer Kaldera Çingenelerinden ayrı olarak yaşarlar. Vaktiyle at alıp satan Çurariler, bugün kullanılmış araba alım satımı ile uğraş­maktadırlar.
e) Turko-Amerikalılar. Avrupa'ya gelmeden önce, Türkiye'den Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etmiş oldukları için kendilerine bu isim veril­mektedir.

18 Mart 2019 Pazartesi

Homo Sapiens, Tek İnsan Türü Değildir

Yuval Noah Harari

Bu görüntülerin hayali çizimlerden ibaret  olduğunu bir kere de ben hatırlatayım.
Elbette ellerindeki kalıntılardan yararlanarak çiziyorlar, etlendiriyorlar ama
yine de hiç biri gerçeği tam olarak yansıtmaz, yansıtamaz. 
Tarihten çok önce insanlar vardı[1] Modern insanlara benzeyen hayvanlar ilk olarak yaklaşık 2,5 milyon yıl önce ortaya çıktı. Fakat sayısız nesil boyunca aynı çevreyi paylaştıkları çok sayıda organizmadan ayrışmadılar.

İki milyon yıl önce Doğu Afrika'ya bir gezi yapsaydınız, çok tanıdık insan karakterlerine tanık olabilirdiniz: çocuklarına sarılan endişeli anneler, çamurda oynayan çocuklar, rahat bırakılmak isteyen yaşlılar ve toplumun kurallarına başkaldıran gençler, görmüş geçirmiş yöneticileri ve köyün güzelini etkilemek isteyen gösteriş meraklısı maçolar. Bu arkaik insanlar âşık oldu, oynadı, yakın arkadaşlıklar kurdu, güç ve statü için mücadele etti. Fakat bunu şempanzeler, babunlar ve filler de yapıyordu. İnsanların hiç de özel bir durumu yoktu. Hiç kimsenin, elbette insanların da, bir gün kendi soylarından gelenlerin ayda yürüyeceğine, atomu parçalayacağına, genetik kodu çözeceğine ve tarih kitapları yazacağına dair en ufak bir fikri yoktu. Tarih öncesi insanlarla ilgili bilinmesi gereken en önemli şey, etraflarına; goriller, ateşböcekleri veya denizanalarından daha fazla etki etmeyen sıradan hayvanlar olduklarıdır.

2 Mart 2019 Cumartesi

İlk Beyaz Adam çıkageldiğinde, küçücük bir adamdı. Çok küçük.


Kaynak
Tam karşı istikamette  cetvelle çizilmiş gibi görülen hat yazıda sözü edilen duvardır.
Bugünkü Wall Street Caddesi
Tıklayarak büyütünüz

Yukarıdaki haritanın başka bir versiyonu
New York'da bugün üzerinde çokuluslu bankaların, borsanın, dev şirketlerin merkezlerinin yer aldığı ticaret merkezi Wall Street'in neden böyle anıldığını bilir misiniz? Sahi, neden "Duvar Caddesi"?

Çünkü cadde bir zamanlar gerçekten bir duvarla ikiye ayrılırmış. O zamanlar New Amsterdam (Yeni Amsterdam) olarak anılan kente yerlilerin girişini engellemek üzere örülmüş bir duvar[2]...

O duvar bugün yıkılmış olabilir. Ama Beyaz Adam ile yerliyi ayıran görünmez duvar, boylu boyunca uzanıyor, "Yeni Dünya" topraklarında.

David E. Stannard, ABD'deki yerli rezervasyonlarındaki yoksulluk oranının ulus ortalamasının "neredeyse dört katı" olduğunu, pek çok rezervasyondaki yoksulluk, sağlıksızlık ve genel sefaletin pek çok yoksul Üçüncü Dünya ülkesinde hâkim olan koşullardan farksız olduğunu vurgulayarak ekliyor:

Kızılderililer Nasıl Yok Edildi?

BARTOLOME DE LAS CASAS 
Yazar hakkındaki tarihi bilgi için (*) alıntıların sonuna bkz.


İSPANYOL ADASI [Hispaniola]

Orta Amerika, Küba, Haiti


İspanyol Adası
Bugünkü Haiti


Daha önce söylediğimiz gibi, İspanyol adası Hıristiyanların ilk girdiği ve bu halkları kırıp geçirmeye başladığı yerdi. Yani ilk yıktıkları ve boşalttıkları yer... Yararlanmak veya kötüye kullanmak amacıyla kanlarını, çocuklarını alarak, emek ve alın teriyle kazandıkları besinlerini yiyerek işe koyuldular.

Herkesin olanakları ölçüsünde kendi rızasıyla verdiği onlara yetmedi. Yerliler zayıftı çünkü genelde ihtiyaç duydukları ve az bir çabayla ürettiklerinden fazlasını ellerinde tutmazlardı. Ayda onar kişilik üç aileye yeten miktar, bir Hristiyan'ın sadece bir günlük tüketimiydi. Ancak, uğradıkları şiddet ve aşağılama karşısında Amerika yerlileri, bu adamların gökten inmediğini anladılar. O zaman, bazıları yiyeceklerini, bazıları karılarını, bazıları da çocuklarını sakladı. Diğerleri, böyle gaddar ve korkunç insanlardan uzaklaşmak için ormanlara kaçtı. Hristiyanlar halkı tokatla, yumrukla, sopayla dövüyorlardı, hatta köy beylerini ele geçiriyorlardı. Cüretkârlıkları ve küstahlıkları öyle arttı ki, Hristiyan bir yüzbaşı, bütün adanın beyi sayılan, en büyük hükümdarın öz karısının ırzına geçti. İşte o zaman, yerliler Hıristiyanları topraklarından kovmak için yollar aramaya başladılar. Silahlandılar. Çok zayıf, az saldırgan, dayanıksız ve savunmasızdırlar. (İşte bu yüzden savaşları bugünkü değnek oyunları ya da çocuk oyunları gibiydi). Atlarını, kılıçlarını ve mızraklarını alan Hıristiyanlar, yerli Amerikalıların daha önce hiç görmediği eylemlere başladılar: Katliam ve kan dökme! Köylere giriyor, çoluk çocuk, yaşlı, hamile veya loğusa (kadın) demeden, ağıllarına sığınmış kuzulara saldırır gibi, karınlarını deşiyor, parçalara ayırıyorlardı. Kimin, tek bıçak darbesiyle bir insanı ortadan ayıracağı veya tek mızrak atışıyla başını keseceği, ya da bağırsaklarını ortaya dökeceği üzerine bahse giriyorlardı. Anne sütü emen bebekleri zorla alıyor, ayaklarından tutup başlarını kayalara çarpıyorlardı. Bazıları ise onları yüksekten ırmaklara atıyor, bir yandan da gülerek şakalaşıyorlardı.

28 Şubat 2019 Perşembe

Seçme Hakkını Savunan Kadınlara (Suffragette) Karşı Yapılan Propaganda Kartpostalları

Suffrage (safriç): Oy Hakkı
Suffragette (safrıcet): Kadınların oy hakkını savunan kadın (Batı'da)
Dolayısıyla bu tek kelimenin (Suffragette) Türkçe karşılığı yok
O nedenle bir cümle ile açıklıyoruz ve çoğu zaman Suffragette'i aynen kullanıyoruz.
Madonna: Meryem Ana, Bakire Meryem, Kutsal Meryem , Kutsal Ana
Yorumu size bırakıyorum..

"Bir kadının yeri kendi evidir" (mealen)

24 Şubat 2019 Pazar

Antik Yunan'a Özgü Düşünme Biçimleri

W. K. C. Guthrie

Aşağıdaki sayfaların kapsam ve ereğini ortaya koymak için, yapılacak en iyi şey, hemen, bu sayfaların, yüksek öğrenimini Yunan Dili ve Yazını dışındaki herhangi bir konuda yapan üniversite öğrencileri için hazırlanmış kısa konuşmalara dayandıklarını söylemektir. Bu konuşmalar boyunca, dinleyicilerin hiç Yunanca bilmedikleri, ancak İngiliz Dili, Tarih ya da Matematik (çünkü antik Yunan filozofları arasında en azından bir matematikçi vardı) gibi bir başka konuya duyulan ilginin ya da belki sıradan bir okuyucu olmanın, onlara Yunan düşüncelerinin daha sonraki Avrupa düşüncesinin temelinde bulunduğu izlenimini vermiş, ve bunun sonunda onlarda, bu Yunan düşüncelerinin, herşeyin ötesinde, gerçekte ne olduklarını daha kesin olarak bilme isteği uyandırmış olduğu varsayıldı.

Dinleyicilerimiz, öyle sanılır ki, bu düşüncelerle daha önceden zaten karşılaşmışlardır, ancak İngiltere, Almanya ya da bir başka yerdeki şu ya da bu yazarın, onları kendi erekleri için kullanmış ve onları kendi anlığının ve çağının niteliğine ve koşullarına bağlı olarak hafifçe boyamış, ya da şu olabilir, görüşlerinin biçimlenmesinde bu düşünceler tarafından bilinçsizce etkilenmiş olmasına göre, bir dizi çarpıtılmış aynada karşılaşmışlardır. Kimileri Platon ve Aristoteles'in yapıtlarının çevirilerini okumuş ve onların bazı bölümlerini anlaşılması oldukça güç bölümler olarak değerlendirmiş olmalıdır, çünkü onlar Yunanistan'da İ.Ö. 4. yüzyıldaki entelektüel iklimin bir ürünüdürler, oysa okuyucuları daha sonraki bir çağın ve farklı bir ülkenin ikliminden onlara geri götürülmüşlerdir.

4 Şubat 2019 Pazartesi

Johnson Mektubu

Hikmet Özdemir


Türk hükümetleri dış politika alanında 1960’lı ve 1970’li yılların en büyük iki bunalımını NATO içindeki yakın komşusu  Yunanistan  ile  ve  Kıbrıs  sorunu  yüzünden ittifakın  lideri  ABD  yönetimi ile  yaşamıştır.  1964'de,  Londra ve Zürih Antlaşmalarına göre  Kıbrıs Türklerinin  haklarını korumak için  garantör  devlet sıfatıyla  ada­ya  asker  göndermek  isteyen  Türkiye'nin  müdahale  kararına  ABD Başkanı Johnson'un,  zamanın Türkiye Başbakanı İsmet İnönü'ye 1964 Haziranında  gönderdiği  mektup,  Türk  Hariciyesi  açısından  yeni  bir dönemin  başladığına  açık bir  kanıttır.
Johnson  Mektubu,  ABD  resmi  çevrelerindeki  Türkiye  görünümünün  her  iki  taraf  propagandacıları  tarafından  yayılanın  aksine, hiç  de olumlu olmadığını  ortaya çıkartmıştır. 
Mektubun  diğer önemli  yanı,  NATO'ya  ABD'nin  bakışım  göstermesidir.  Şöyle denilmektedir:

«Bay  Başbakan   [İsmet  İnönü'ye  hitap  ediliyor.]   NATO vecibelerine  de  dikkat  nazarınızı  çekmek  mecburiyetindeyim.  Kıbrıs'a  vaki  olacak  Türk  müdahalesinin  Türk­ Yunan  kuvvetleri  arasında  askeri  bir  çatışmaya  müncer olacağı  hususunda zihninizde  en  ufak  bir  tereddüt  olmamalıdır. 

11 Ocak 2019 Cuma

Türkiye'deki NATO ve Amerikan Üsleri, Tesisleri

Kendi taramamdır. Üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.



1. 1988 yılına ait bu haritayı bir ansiklopediden tarayarak aldım. Yakın tarihi incelerken veya konusu geldiğinde en çok merak edilen noktalardan biri de Türkiye'deki ABD ve NATO üslerinin nerelerde olduğu, niceliği ve niteliğidir. Belirtildiği gibi harita açık kaynaklardan yararlanarak yapılmış (maalesef bu kaynakların isimleri yazılmamış bu eksi puandır). Aradan çok zaman geçtiği için şimdiki durumda bazı değişikliklerin olması muhakkak görünüyor. Bu haritanın doğrulanmaya ihtiyacı var. Bir belge olarak buraya bırakıyorum. Kaynak: Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansk., İletişim Yayınları, 1988, Cilt 7, s. 2172

24 Aralık 2018 Pazartesi

1980 Yılı Dünya ve Türkiye Kronolojisi 🜹


🜹 işareti; silahlı saldırıları, baskınları, ölümleri, şiddet olaylarını, çatışmaları, katliamları ve bunlarla bağlantılı her türlü durumu gösterir.
►  Ekonomik Kriz: Zamları, enflasyonu vb. durumları gösterir.
►  Uluslararası  ilişkileri gösterir.  
►  İşçi hareketlerini, grevleri, sendikaları, direniş ve çatışmalarla ilgili durumları gösterir.
►  Hükumet krizlerini veya hükumetle bağlantılı  tüm gelişmeleri gösterir.
-Dünya Kronolojisi Türkiye'den sonra başlıyor. 


1980 Yılında Türkiye’de Meydana Gelen Gelişmelerin

Ayrıntılı Dökümü
1 Ocak
► Edebiyat tarihçisi, eğitimci, çevirmen ve yazar Mustafa Nihat Özön öldü.

2  Ocak
► Ordu hükümete uyarı mektubu verdi.
► İsrail Hava Yolları'nın Yeşilköy müdürü silahlı saldırı sonucu öldürüldü. 🜹
► İstanbul, Elazığ, Adana ve Tarsus'taki çatışmalarda 7 kişi öldürüldü. 🜹
► Yaptığı bombanın patlaması sonucu Denizli MİSK Bölge Başkanının elleri koptu. 🜹

23 Aralık 2018 Pazar

1979 Yılı Dünya ve Türkiye Kronolojisi 🜹

🜹 işareti; silahlı saldırıları, baskınları, ölümleri, şiddet olaylarını, çatışmaları, katliamları ve bunlarla bağlantılı her türlü durumu gösterir.
►  Ekonomik Kriz: Zamları, enflasyonu vb. durumları gösterir.
►  Uluslararası  ilişkileri gösterir.  
►  İşçi hareketlerini, grevleri, sendikaları, direniş ve çatışmalarla ilgili durumları gösterir.
►  Hükumet krizlerini veya hükumetle bağlantılı  tüm gelişmeleri gösterir.
-Dünya Kronolojisi Türkiye'den sonra başlıyor. 



1979 Yılında Türkiye’de Meydana Gelen Gelişmelerin

Ayrıntılı Dökümü
2 Ocak
► İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı görevinden istifa etti.

4 Ocak
► AP'nin Kahramanmaraş olaylarıyla ilgili olarak hükümet hakkında verdiği gensoru önergesi 210'a karşı 226 oyla reddedildi.

5 Ocak 
► Anadolu ve Boğaziçi ekspresleri çarpıştı; 19 kişi öldü, 100'den fazla kişi yaralandı.

1978 Yılı Dünya ve Türkiye Kronolojisi 🜹

🜹 işareti; silahlı saldırıları, baskınları, ölümleri, şiddet olaylarını, çatışmaları, katliamları ve bunlarla bağlantılı her türlü durumu gösterir.
►  Ekonomik Kriz: Zamları, enflasyonu vb. durumları gösterir.
►  Uluslararası  ilişkileri gösterir.  
►  İşçi hareketlerini, grevleri, sendikaları, direniş ve çatışmalarla ilgili durumları gösterir.
►  Hükumet krizlerini veya hükumetle bağlantılı  tüm gelişmeleri gösterir.
-Dünya Kronolojisi Türkiye'den sonra başlıyor. 



1978 Yılında Türkiye’de Meydana Gelen Gelişmelerin

Ayrıntılı Dökümü

1 Ocak
► Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, hükümeti kurma görevini CHP lideri Bülent Ecevit'e verdi.

2 Ocak
► AP'den istifa eden 11 milletvekiliyle CGP ve DP'nin Ecevit hükümetinde yer alacakları öğrenildi.
► Termik santrallerde kömür kalmaması ve barajlarda yeterli su bulunmaması nedeniyle Ankara dışındaki tüm illerde günde 3 saat elektrik kısıntısı yapılacağı açıklandı.

22 Aralık 2018 Cumartesi

1977 Yılı Dünya ve Türkiye Kronolojisi 🜹

🜹 işareti; silahlı saldırıları, baskınları, ölümleri, şiddet olaylarını, çatışmaları, katliamları ve bunlarla bağlantılı her türlü durumu gösterir.
►  Ekonomik Kriz: Zamları, enflasyonu vb. durumları gösterir.
►  Uluslararası  ilişkileri gösterir.  
►  İşçi hareketlerini, grevleri, sendikaları, direniş ve çatışmalarla ilgili durumları gösterir.
►  Hükumet krizlerini veya hükumetle bağlantılı  tüm gelişmeleri gösterir.
-Dünya Kronolojisi Türkiye'den sonra başlıyor. 

1 Mayıs 1977
1977 Yılında Türkiye’de Meydana Gelen Gelişmelerin
Ayrıntılı Dökümü

1 Ocak
► Yapılan araştırmaya göre Türkiye'de çocuk yaşta anne olanların sayısı arttı.

2  Ocak
► Nazım Hikmet'in oğlu Memet Andaç babalık davası açtı.

3  Ocak
► Türkiye-Irak petrol boru hattı açıldı.
► Ağrı ve Van illerinde can kaybına yol açmayan bir deprem oldu.
► Beylerbeyi'ndeki tarihi Halil Paşa yalısı yandı.

21 Aralık 2018 Cuma

1976 Yılı Dünya ve Türkiye Kronolojisi 🜹

🜹 işareti; silahlı saldırıları, baskınları, ölümleri, şiddet olaylarını, çatışmaları, katliamları ve bunlarla bağlantılı her türlü durumu gösterir.
►  Ekonomik Kriz: Zamları, enflasyonu vb. durumları gösterir.
►  Uluslararası  ilişkileri gösterir.  
►  İşçi hareketlerini, grevleri, sendikaları, direniş ve çatışmalarla ilgili durumları gösterir.
►  Hükumet krizlerini veya hükumetle bağlantılı  tüm gelişmeleri gösterir.
-Dünya Kronolojisi Türkiye'den sonra başlıyor. 



1976 Yılında Türkiye’de Meydana Gelen Gelişmelerin
Ayrıntılı Dökümü

1 Ocak
► Bir mahkûmun kendisini asması üzerine Sakarya Cezaevi'nde isyan çıktı.  🜹

2 Ocak
► Türk hacıları taşıyan uçak Yeşilköy'de piste çarpıp parçalandı, ölen ya da yaralanan olmadı.
► SSK'dan 180 işçinin daha çıkarılmasıyla, işten atılanların sayısı 1428 oldu.

5 Ocak
► Olimpiyat ve dünya şampiyonu güreşçi Hamit Kaplan Çorum yakınlarında geçirdiği trafik kazasında öldü.

17 Aralık 2018 Pazartesi

1975 Yılı Dünya ve Türkiye Kronolojisi 🜹

🜹 işareti; silahlı saldırıları, baskınları, ölümleri, şiddet olaylarını, çatışmaları, katliamları ve bunlarla bağlantılı her türlü durumu gösterir.
►  Ekonomik Kriz: Zamları, enflasyonu vb. durumları gösterir.
►  Uluslararası  ilişkileri gösterir.  
►  İşçi hareketlerini, grevleri, sendikaları, direniş ve çatışmalarla ilgili durumları gösterir.
►  Hükumet krizlerini veya hükumetle bağlantılı  tüm gelişmeleri gösterir.
-Dünya Kronolojisi Türkiye'den sonra başlıyor. 

Kerim Yaman'ın cenaze töreni

1975 Yılında Türkiye’de Meydana Gelen Gelişmelerin
Ayrıntılı Dökümü

1  Ocak
► Cumhurbaşkanı Korutürk, yayımladığı yeni yıl mesajında "Bugünkü yapısıyla meclisler hizmet 
hükümeti çıkaramaz" dedi.

2  Ocak
► Ankara'ya gelen Libya Başbakanı Callud "Kopmuş Türk-Arap ilişkilerini düzeltmeye geldim" dedi.
► Sıkıyönetim 4 ilde bir ay daha uzatıldı.
► Ortaokul ve liselerde bitirme sınavlarının kaldırıldığı açıklandı.
► Ecevit Kıbrıs'ta coşkuyla karşılandı.

14 Aralık 2018 Cuma

1974 Yılı Dünya ve Türkiye Kronolojisi 🜹

🜹 işareti; silahlı saldırıları, baskınları, ölümleri, şiddet olaylarını, çatışmaları, katliamları ve bunlarla bağlantılı her türlü durumu gösterir.
►  Ekonomik Kriz: Zamları, enflasyonu vb. durumları gösterir.
►  Uluslararası  ilişkileri gösterir.  
►  İşçi hareketlerini, grevleri, sendikaları, direniş ve çatışmalarla ilgili durumları gösterir.
►  Hükumet krizlerini veya hükumetle bağlantılı  tüm gelişmeleri gösterir.
-Dünya Kronolojisi Türkiye'den sonra başlıyor. 
1973 seçimlerinin sonuçları
14 Ekim 1973 tarihinde TBMM 15. dönem milletvekillerini belirlemek için yapılan seçim.

1974 Yılında Türkiye’de Meydana Gelen Gelişmelerin

Ayrıntılı Dökümü

7 Ocak
► Adana yakınlarındaki Zeytinli istasyonunda iki yolcu treninin çarpışması sonucu 16 kişi öldü, 40 kişi yaralandı.

8 Ocak
► Cumhuriyet altını bir haftada yüzde 22 oranında artarak 400 liraya yükseldi.

11 Aralık 2018 Salı

Büyük İskender'in Kayıp Lahdi

Roger Wilson (Prof. Dr.)
Nottingham Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü


"Jül Sezar... Ölümün gençliğinde vurduğu ve böylece mağlup bir dünyanın intikamını aldığı o deli ama şanlı serüvenci,   Büyük İskender'in cesedini taşıyan kayadan yontma lahde acele bir ziyarette bulundu."  Lucanus, MS 1. yüzyıl


Yapımının iki yılda tamamlandığı söylenen İskender'in gayet süslü cenaze arabasının
Diodorus tarafından anlatıldığı biçimde canlandırılmış çizimi. Kaynak: age, s. 224

Zaman: MÖ 4. yüzyıl
Mekan: İskenderiye, Mısır



İSKENDER, İÖ 323 yılında Babil'de öldüğünde hiç kuşkusuz cesedinin Aegai'de (günümüz Kuzey Yunanistan'ında Vergina) Makedonya krallarının geleneksel kraliyet mezarlığında gömüleceği umuluyor­du. Babil'de cesedi yakılmak yerine tahnit edildi. Selefini gömmek yeni kralın yasal hakkı olduğu için imparatorluğunda hak iddia edenler, onun yerine geçme mücadelesine girince, bir iktidar mücadelesinin odak noktası oldu. İskender'in Batı Mısır çöllerinde Zeus Ammon'un kehanet ocağı olan Siwa'da gömülmek istediği söylenir. İskender'e orada kendisinin "Ra'nın oğlu" olduğu, yani Zeus Ammon'un oğlu olduğu söylenerek iltifat edilmişti. 

6 Aralık 2018 Perşembe

Umberto Eco - Jean-Claude Carriere Konuşuyor: Ateş Vasıtasıyla Sansür


Kısaltmaların açılımı
J. -C. C. : Jean-Claude Carriere
U. E. : Umberto Eco
J. -P. de T. : Jean-Philippe deTonna (yöneten)

Aziz Paulus Efes'te Vaaz Vermesi, 1640, Louvre Müzesi
Ressam: Eustache Le Sueur
J. -P. de T. : Kitap tarihinin en korkutucu sansürcüleri arasında, ateşe özel bir yer ayırmalıyız burada.

U. E. : Elbette, bunun için de hemen, Nazilerin “yoz” kitapları ortadan kaldırdıkları odun yığınlarından bahsetmeliyiz. (bkz. Dışavurumculuk - Ekspresyonizm veya İfadecilik, bunun içinde anlatılıyor)
1966 yapımı filmin afişi

J. -C. C: Fahrenheit 451’de Bradbury kitapların tedirgin edici mirasından kurtulmak isteyip onları yakmaya karar veren bir toplum tahayyül eder. Fahrenheit 451 derece tam da kâğıdın yandığı ısıdır: Zira o toplumda kitapları yakmakla görevlendirilenler itfaiyecilerdir.

U. E. : Fahrenheit 451, İtalyan radyosundaki bir programın adı aynı zamanda. Ancak tam tersi söz konusu: Bir dinleyici falanca kitabı bulamadığını ya da kaybettiğini söylemek için telefon eder. Bunun üzerine hemen bir başkası arayıp kendisinde kitabın bir nüshasının bulunduğunu ve onu elden çıkarmaya hazır olduğunu söyler. Birisinin bir kitabı okuduktan sonra, bir başkası da okuyup mutlu olsun diye kitabı bir yerlerde, sinemada, metroda bırakmasına benziyor bu biraz. Bağlayacak olursam, kazara çıkan veya isteyerek çıkarılan yangın, başlangıcından beri kitabın tarihine eşlik eder. Yanmış olan kütüphanelerin hepsini saymanın imkânı yok.