Stefan Zweig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Stefan Zweig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2017 Cumartesi

Kurşun Mühürlü Tren- Lenin, 9 Nisan 1917

Stefan ZWEIG

Lenin konuşma yaparken resmedilmiş.
Eskicinin evindeki adam
İsviçre, ufacık bir barış adası... Birinci Dünya Savaşının azgın dalgaları, habire kıyılarını dövüyor. 1915, 1916, 1917 ve 1918 yılları boyunca bu adacıkta hayat, heyecan dolu bir polis romanını andırır. İki ayrı kampa mensup diplomatlar, otellerin süslü salonlarında, birbirlerini tanımaz oluvermişlerdi. Daha düne kadar, ahbapça briç oynayan, karşılıklı eğlentiler düzenleyen, kendileri değildi sanki. Bu adamların yanına, ne idüğü belirsiz bir alay insanın telâşla girip çıktığı görülüyordu: Milletvekilleri, sekreterler, ataşeler, tüccar takımı, peçeli ya da peçesiz kadınlar… Hepsinin gizli ödevleri vardı. Hele otellerin önünde kimlere, nelere rastlanmazdı ki… Otomobillerle gidip gelen fabrikatörler, ünlü çalgıcılar, gazeteciler; maksatlarını gizlemeye çalıştıkları belliydi.

21 Mart 2016 Pazartesi

Zweig'tan Bizans'ın Fethi 29 Mayıs 1453


Stefan Zweig


Fransız Ulusal Kütüphanesinde bulunan ve Philippe de Mazerolles'e atfedilen Fransızca bir elyazmasında İstanbul'un düşüşü resmedilmiş.
Tehlikeyi Görme
5 Şubat 1451 günü Edirne'den yola çıkan bir ulak, Sultan Murat'ın en büyük oğlu 21 yaşındaki Manisa Sancak Beyi Mehmet'e, babasının ölüm haberini getiriyor. Zeki olduğu kadar da hırslı olan bu genç şehzade, vezirlerine ve danışmanlarına duyurmadan hemen en iyi atlarından birine atlıyor ve kamçıyı bastığı gibi, bu safkan atı yüz yirmi mil koşturarak soluğu Çanakkale Boğazı'nda alıyor, daha sonra yoluna devam ederek, boğazı geçip Gelibolu'ya varıyor. Babasının öldüğünü, kendisine bağlı adamlarına ancak burada söylüyor ve tahta karşı hak iddia edebilecek herkesi, hiç zaman kaybetmeden ezip geçebilmek için seçme askerlerden bir birlik oluşturuyor ve Edirne'ye yürüyor. Ancak hiçbir direnişle karşılaşmadan Osmanlı İmparatorluğu'nun Padişahı olarak tanınıyor.