M. ŞÜKRÜ HANİOĞLU
1 Aralık 2005
Tarihî süreç içinde kimlikler, kimlik çatışması ve demokrasi
Kimlik
meselesi, son günlerde, bilhassa toplumsal bütünlüğümüzün ne gibi vasıtalarla
korunabileceği tartışmaları çerçevesinde, yeniden kamuoyumuzun temel gündem
maddelerinden birisini teşkil etti. Bu yazıda konuyu tarihî tecrübemiz ışığında
incelemeye gayret edeceğiz.
Bu alanda
yapılan tahlillerin ehemmiyetli bir bölümü konuya oldukça sığ biçimde
yaklaşarak, meseleyi devletin değişik alt kimlikleri tanımasına, üst kimliğin
adının ne olması gerektiği konusunda yeni bir değerlendirme yapmasına, daha
basit bir ifadeyle, devlet merkezli bir karar alma sürecine indirgemektedir. Bu
alanda demokratik açılımların sihirli değnek etkisi göstereceğinin varsayılması
da meselenin özünün yeterince kavranamamasından kaynaklanmaktadır. Söz konusu
açılımlar uygulanacak siyasetlere yardımcı olmakla, onların önünü açmakla
birlikte bizatihi kimlik sorununu halledemezler. Bunun da ötesinde demokratik
açılımlar, milliyetçi ideolojilere “rağmen” gerçekleştirilmek durumundadırlar.
