Sınırları aşan bu kadının söylediklerini duyan ve babası Teiresias gibi ünlü bir kahin olan Mante, yaşanacak felaketi tahmin ettiğinden Thebesli kadınları Leto ve çocukları için ibadet etmeye ve kurbanlar sunmaya ikna etti. Bunun üzerine kadınlar Olymposluların gazabına uğramamak için tütsüler yakıp saçlarına defne ağacı yapraklarından taçlar taktılar. Tütsü kokusu havaya yayıldıkça orada bulunanlar da dualar etmeye başlamışlardı. Olan biteni öğrenen Niobe kısa bir süre sonra yanına aldığı insanlarla beraber kadınların toplanmış olduğu alana geldi. Giyinişinde ve yürüyüşünde bile tanrıçalara benzemek isteyen bir eda ile, sadece iki çocuğu olan bir kadına ibadet etmektense birbirinden güzel on dört çocuğu olan ve Zeus ile bir zamanlar Titanların lideri olan Atlas'ın torunu olan ve aynı zamanda Kadmos Krallığı'nda kraliçe olan bir kadına tapmalarını söyledi onlara. Hakaretlerinde ve aşağılamalarında o kadar ileri gittik ki, Artemis'in bir kızdan çok erkeğe, Apollon'un ise bir erkekten çok kıza benzediğini bile söyledi. Niobe'ye göre on dört çocuktan birkaçını kaybetmesi ondan çok fazla bir şey almayacaktı. Fakat Leto'nun böyle bir felaketle karşılaşması durumunda tamamen yapayalnız kalacağını da ekledi konuşmasına.
Tarihçilerin ve çeşitli yazarların zenginleştirici, tartışmaya, düşünmeye olanak veren; eski, yeni yazılarına ve belgelere yer verilecektir.
Eski Yunan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eski Yunan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Haziran 2019 Pazar
Taş Kesilmiş Niobe
Sınırları aşan bu kadının söylediklerini duyan ve babası Teiresias gibi ünlü bir kahin olan Mante, yaşanacak felaketi tahmin ettiğinden Thebesli kadınları Leto ve çocukları için ibadet etmeye ve kurbanlar sunmaya ikna etti. Bunun üzerine kadınlar Olymposluların gazabına uğramamak için tütsüler yakıp saçlarına defne ağacı yapraklarından taçlar taktılar. Tütsü kokusu havaya yayıldıkça orada bulunanlar da dualar etmeye başlamışlardı. Olan biteni öğrenen Niobe kısa bir süre sonra yanına aldığı insanlarla beraber kadınların toplanmış olduğu alana geldi. Giyinişinde ve yürüyüşünde bile tanrıçalara benzemek isteyen bir eda ile, sadece iki çocuğu olan bir kadına ibadet etmektense birbirinden güzel on dört çocuğu olan ve Zeus ile bir zamanlar Titanların lideri olan Atlas'ın torunu olan ve aynı zamanda Kadmos Krallığı'nda kraliçe olan bir kadına tapmalarını söyledi onlara. Hakaretlerinde ve aşağılamalarında o kadar ileri gittik ki, Artemis'in bir kızdan çok erkeğe, Apollon'un ise bir erkekten çok kıza benzediğini bile söyledi. Niobe'ye göre on dört çocuktan birkaçını kaybetmesi ondan çok fazla bir şey almayacaktı. Fakat Leto'nun böyle bir felaketle karşılaşması durumunda tamamen yapayalnız kalacağını da ekledi konuşmasına.
Etiketler:
Anadolu Tarihi,
Arkeoloji-Antropoloji,
Belge-Kaynak,
Din-Mitoloji,
Eski Yunan,
Görsel Kaynak
10 Haziran 2019 Pazartesi
Oidipus Kompleksi (Ödipal Karmaşa)
Veysel Atayman
Önsöz Bölümü
Tuhaftır, ama Sophokles’in bu ünlü tragedyasından yüzlerce yıl sonra, Avusturyalı bir ruh hekimi, “Oidipus” tragedyasının akraba ilişkilerini kültür ve psikoloji tarihinin vazgeçilmez “öyküsü” olarak belleklere kazıyacaktır. Tuhaftır çünkü Sigmund Freud,[1] Oidipus kompleksi modeline, doğrudan bu tragedyayı seyrettikten sonra değil de, bir başka büyük tragedyayı, W. Shakespeare’in[2] Hamlet’ini seyrettikten sonra şekil vermeye başlar. Babasını öldüren ve annesi ile evlenen amcasından intikam almaya kararlı genç Danimarka prensi Hamlet’in amcasını öldürmeyi en sona bırakmasını, Freud çok ilginç yorumlar: Hamlet de annesi ile kendisi arasındaki bastırılmış, yasak (ensest) ilişkinin dolaylı etkisi altındadır.
Psikanalizin bu kavrayışına göre, çocuğun gelişiminde kızların babalarına, erkeklerin annelerine cinsel ağırlıklı aşırı ilgi duyup onları sahiplenme isteği belirleyicidir. Bu nedenle kızlar anneyi, erkek çocukları babayı kendilerine rakip görürler. Ayrıca Yunan mitolojisinde ve bu mitolojiyi temel alan oyunda Elektra, Orestes ile birlikte kendi öz annesinin öldürülmesine yardımcı olur. Bu mitolojik örnek de, “Elektra kompleksi” diye bilinen psikanalitik olaya adını vermiştir.
Oidipus kompleksi’nin 3 ile 5 yaş arasında gelişip ortaya çıktığını ileri süren Freud, erkek çocuğun babası ile özdeşleşmesi ve giderek cinsel dürtülerini bastırmasıyla, annesini de artık bir cinsel obje olarak görme eğiliminden kurtulduğunu, dolayısıyla “ödipal sürecin” sağlıklı bir biçimde sona erdiğini varsayar. Anne-baba ile çocuk arasındaki ilişkinin aşırı yasaklayıcı, men edici olması durumunda, çocuk bu evreyi pek sağlıklı geçiremezse, gelişen “nevroz” ileride uç vermeye başlayacak, gelişkinlik döneminde psikanalitik sorunlara yol açabilecektir.
Önsöz Bölümü
![]() |
| Oidipus'un Sfenksle karşılaşması 1864 Sanatçı: Gustave Moreau |
Psikanalizin bu kavrayışına göre, çocuğun gelişiminde kızların babalarına, erkeklerin annelerine cinsel ağırlıklı aşırı ilgi duyup onları sahiplenme isteği belirleyicidir. Bu nedenle kızlar anneyi, erkek çocukları babayı kendilerine rakip görürler. Ayrıca Yunan mitolojisinde ve bu mitolojiyi temel alan oyunda Elektra, Orestes ile birlikte kendi öz annesinin öldürülmesine yardımcı olur. Bu mitolojik örnek de, “Elektra kompleksi” diye bilinen psikanalitik olaya adını vermiştir.
Oidipus kompleksi’nin 3 ile 5 yaş arasında gelişip ortaya çıktığını ileri süren Freud, erkek çocuğun babası ile özdeşleşmesi ve giderek cinsel dürtülerini bastırmasıyla, annesini de artık bir cinsel obje olarak görme eğiliminden kurtulduğunu, dolayısıyla “ödipal sürecin” sağlıklı bir biçimde sona erdiğini varsayar. Anne-baba ile çocuk arasındaki ilişkinin aşırı yasaklayıcı, men edici olması durumunda, çocuk bu evreyi pek sağlıklı geçiremezse, gelişen “nevroz” ileride uç vermeye başlayacak, gelişkinlik döneminde psikanalitik sorunlara yol açabilecektir.
Etiketler:
Belge-Kaynak,
Din-Mitoloji,
Edebiyat-Sanat-Sinema,
Eski Yunan,
Felsefe-Psikoloji,
ilkçağ,
Kadına Dair
26 Aralık 2015 Cumartesi
Eski Yunan Polis Düzeni
Siyasal Düşünceler Tarihi I
Eski Yunan’da Siyasal-Sosyal-Kurumsal
Yapı, Yöntem ve Teoriye Dair
Eski
Yunanlıların siyasal örgütlenmeleri, bugünün modern dünyasından farklı olarak
ulus-devlete değil polis (şehir/site-devleti) düzenine dayanmaktaydı. Savaş
ittifakları bir yana, birden fazla polisi içine alan bir devlet kavramına sahip
değillerdi. Her polis siyasal açıdan bağımsızdı ve kendi kendini yönetirdi.
Aynı zamanda polisler otarşik
(kendine yeten) bir yapıya sahiptiler. Her ne kadar polisler bir miktar
ithalata dayanmak zorunda idiyse de bu ithalat günümüz dünyasındakilerle
kıyaslanmayacak kadar azdı. Her polis kendi temel ihtiyaçlarını karşılamaya
yetecek bir toprak parçasına sahipti. Bu topraklar polisin merkezi ile çevre
köyleri kapsayan bir alandan oluşmaktaydı. Halk polis merkezini çevreleyen bu
tarım arazilerinde gün boyu çalışır, akşamleyin de güvenlik gerekçesiyle polise
geri dönerdi (Sealey, 1976: 19).
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

