Kolonyalizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kolonyalizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2017 Cumartesi

Herero ve Nama Kabilelerine Karşı Uygulanan Soykırımı


Herero ayaklanması ve şiddetle bastıran Alman birlikleri
http://www.ancient-origins.net/history-important-events/herero-and-namaqua-genocide-little-known-first-genocide-second-reich-003828
1880'lerde, Güney Afrika'da altının keşfedilmesiyle, büyük güçler arasında bu bölge için yoğun bir rekabet başladı. Bu rekabetin sonuçlarından biri, 1882’de Britanya ile Afrika'daki Hollanda kökenli maceracı Boerler arasında çıkan savaş;· bir diğeri ise Almanların 1884'te Güneybatı Afrika’yı ilhak etmesi idi.

General Trotha
20. yüzyıla varıldığında Almanya’nın Afrika'da başlıca dört sömürgesi vardı: Güneybatı Afrika, Alman Doğu Afrika’sı, Kamerun ve Togo. Ancak 1903’te Alman zulmü karşısında, bütün Afrika'da yaşanmış en geniş çaplı ayaklanmalardan biri başladı. 1907'ye kadar süren ayaklanmaya Alman silahlı kuvvetlerinin tepkisi, kitlesel bir soykırım oldu. Bölgeye gönderilen General Trotha,  Genel Kurmay Başkanı Kont Schlieffen’e ayaklananHerero ve Nama kabilelerinin "bir millet olarak yok olması gerektiğine inandığını" söylüyor, Kont Schlieffen de bu tavrı tamamen onayladığını bildiriyordu.

25 Aralık 2015 Cuma

19 Aralık 2015 Cumartesi

Sömürgeler neden gerekli?

Jules Ferry [Fransız siyasetçi] sömürgeci yayılma politikasını savunuyor.

https://tr.wikipedia.org/
wiki/Jules_Ferry
[...] Sömürge sorunu, bizimki gibi sanayilerinin doğası gereği büyük oranda ihracata yönelen ülkeler için bir pazar sorunudur [...]. Beyler, ele almam gereken ikinci bir nokta daha var [...], o da sorunun insanî ve uygarlaştırıcı yönü [...]. 

Beyler, aslında üstün ırkların aşağı ırklara karşı bir hakları olduğunu açıkça söylemek [...] gerekir... (Aşırı sol milletvekillerinin oturdukları sıraların çoğundan homurtular). [...] Tekrar ediyorum, üstün ırklar için bir hak vardır, çünkü onların bir ödevi vardır. Aşağı ırkları uygarlaştırmak onların ödevidir [...].

Beyler, Avrupa’nın bugün varmış olduğu noktada, etrafımızda bunca rakibin büyüdüğünü gördüğümüz bu rekabet ortamında, [...] içe kapanma ya da çekilme politikası, dosdoğru çöküşe götüren geniş bir yoldur sadece! İçinde yaşadığımız bu zamanda ulusların büyüklüğü, ancak gerçekleştirdikleri faaliyetlerle ölçülür [...].

Harekete geçmeden, dünyanın işlerine karışmadan, Avrupa’daki tüm birlik olasılıklarının dışında kalarak, Afrika’ya ya da Doğu’ya açılmayı bir macera, bir tuzak gibi görerek geçmişin parıltılarıyla yetinmek, büyük bir ulus için bu şekilde yaşamak, inanın bana, teslim olmak ve inanamayacağınız kadar kısa bir sürede birinci sıradan üçüncü, hatta dördüncü sıraya düşmek demektir.

J. Ferry’nin Fransız Millet Meclisi’nde yaptığı konuşma,
28 Temmuz 1885.