Irkçılık-Nefret Söylemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Irkçılık-Nefret Söylemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2017 Cumartesi

Herero ve Nama Kabilelerine Karşı Uygulanan Soykırımı


Herero ayaklanması ve şiddetle bastıran Alman birlikleri
http://www.ancient-origins.net/history-important-events/herero-and-namaqua-genocide-little-known-first-genocide-second-reich-003828
1880'lerde, Güney Afrika'da altının keşfedilmesiyle, büyük güçler arasında bu bölge için yoğun bir rekabet başladı. Bu rekabetin sonuçlarından biri, 1882’de Britanya ile Afrika'daki Hollanda kökenli maceracı Boerler arasında çıkan savaş;· bir diğeri ise Almanların 1884'te Güneybatı Afrika’yı ilhak etmesi idi.

General Trotha
20. yüzyıla varıldığında Almanya’nın Afrika'da başlıca dört sömürgesi vardı: Güneybatı Afrika, Alman Doğu Afrika’sı, Kamerun ve Togo. Ancak 1903’te Alman zulmü karşısında, bütün Afrika'da yaşanmış en geniş çaplı ayaklanmalardan biri başladı. 1907'ye kadar süren ayaklanmaya Alman silahlı kuvvetlerinin tepkisi, kitlesel bir soykırım oldu. Bölgeye gönderilen General Trotha,  Genel Kurmay Başkanı Kont Schlieffen’e ayaklananHerero ve Nama kabilelerinin "bir millet olarak yok olması gerektiğine inandığını" söylüyor, Kont Schlieffen de bu tavrı tamamen onayladığını bildiriyordu.

7 Temmuz 2017 Cuma

Cinai Etnik Temizlik

Michael Mann
Giriş, 2003




Bir Sav
74 yaşındaki Batisha Hoxha mutfakta, 77 yaşındaki kocası Izet’le birlikte sobanın başında ısınıyordu. Patlamaları duymuş, ama Sırp birliklerinin şehre girdiğini anlayamamışlardı. Biraz sonra beş-altı asker dış kapıdan içeri dalıp, “Çocuklarınız nerede?” diye sordu.
Askerler Izet’i dövmeye başladılar. “O kadar kötü vurdular ki yere düştü,” diyordu Batisha. Onu tekmelerken para istiyor ve oğullarının nerede olduğunu soruyorlardı. Izet yerden başını kaldırıp onlara baktığında onu öldürdüler. “Üç kez göğsüne ateş ettiler,” diye hatırlıyor Batisha. Kocası gözlerinin önünde ölürken, askerler Batisha’nın evlilik yüzüğünü parmağından çekip çıkardılar.

6 Temmuz 2017 Perşembe

Etnisite, Ulus, Etnik Temizlik

Michael Mann

http://www.vanderbilt.edu/strategicplan/undergraduate-residential-education/universitycourses-2017/race_place_power.php
Etnik yapı nesnel değildir. Etnik gruplar normal olarak ortak kültürü ve ortak soyu paylaşan gruplar olarak tanımlanır. Ama kültür muğlak bir şeydir ve soy genellikle kurmacadır. Ortak kültür din ya da dilin paylaşılması gibi görece kesin bir niteliğe işaret edebilir. Ama sadece bir yaşam tarzının paylaşılması anlamına da gelebilir ki bu yaşam tarzı kesin olarak tanımlanamaz. Kabile ya da soydan (bunlara mikro-etnik diyeceğim) büyük her grup için kan bağı efsaneden ibarettir. Gelecekte DNA analizleri kullanılarak görece hareketsiz nüfusların somut bir ortak geçmişe sahip olduğu ortaya çıkarılabilir, ama etnik ortaklık iddiasındaki büyük gruplardan çoğunda ters yönde sonuçlara ulaşılacaktır.

15 Mart 2017 Çarşamba

Yahudi Soykırımında Belçika Örneği

Hannah Arendt

Belçikalı siviller Alman ordusundan kaçıyor.  12 Mayıs 1940
Haziran 1942’de Berlin'de yapılan toplantıda, Belçika ve Hollanda’ dan tehcir edilecek Yahudilerin sayısının çok düşük tutulmasının nedeni muhtemelen Fransa için belirlenen sayının yüksek olmasıydı. Yakın bir zamanda yakalanıp tehcir edilecek Yahudilerin sayısı Belçika için on bini, Hollanda içinse on beş bini geçmiyordu. Bu iki ülke için belirlenen rakamlar kısa bir süre sonra bayağı yukarılara çekildi; bunun nedeniyse muhtemelen Fransa operasyonunda karşılaşılan güçlüklerdi.

23 Aralık 2015 Çarşamba

‘Türk Schindleri’ efsaneleri

Ayşe Hür



Struma


Geçtiğimiz hafta Muhtar Kent, Coca Cola Şirketi’nin dünya yöneticiliğine getirildi. Ulusça gurur duyduk. Hatta, Orhan Pamuk’un Nobel Edebiyat ödülünü almasından bile daha çok gurur duyduk. Bu gururumuzu perçinleyen bir diğer husus, Muhtar Kent’in rahmetli babası Necdet Kent’in, İkinci Dünya Savaşı sırasında Marsilya ve Grenoble’da konsolos yardımcısı iken, canını tehlikeye atarak 80 Yahudi’yi Gestapo’nun elinden kurtaran bir kahraman olmasıydı. Üstelik Necdet Kent’in bu kahramanlığı Desparete House adlı bir filme de konu olmuştu.
Geçtiğimiz yaz yayınlanan ve basında ‘bir insanlık hikayesi’ olarak göklere çıkarılan Büyükelçi (GOA, İstanbul,2007) kitabının kapağında ‘Yirmi bin insanı Nazi soykırımından kurtaran, Kurtuluş Savaşı kahramanı bir Türk’ün ve şerefli ulusunun tarihi değiştiren öyküsü!’ yazıyordu. Kitabın yazarı Emin Kıvırcık’a bakılırsa, rahmetli dedesi Behiç Erkin, Necdet Kent ile aynı dönemde, Paris Büyükelçisi sıfatıyla yaklaşık 20 bin Türk vatandaşı Yahudi’yi Nazilerin elinden kurtararak ‘Türk Schiendler’i’ unvanını hak etmişti!

19 Aralık 2015 Cumartesi

ABD'de Irk Ayrımcılığı 1957

ABD'de sadece beyaz öğrencilerin devam ettiği Harry Harding Lisesi'ne kabul edilen ilk siyah öğrencilerden Dorothy Counts'ın okuldaki ilk günü. Tacizlere sadece 4 gün dayanabilmişti.

http://www.worldpressphoto.org/collection/photo/1957/world-press-photo-year/douglas-martin
 

Milliyetçilik

[Yazının tamamını okumak için aşağıdaki linke bkz.]

Emre GÖKALP



http://www.magnoliabox.
com/tag/careless%20talk
Ulusalcılık/Milliyetçilik, diğer taraftan,  heterofobiyi ve zenofobiyi yaygınlaştırarak ve bu duyguyu devlet otoritesine sadakat ve iktidar karşısında disiplin sağlama hizmetinde seferber eder. Milliyetçiliklere göre, günümüzde yabancılar kamusal tehditler ve “kirletici unsurlar” olarak, ülke sınırları içinde ve dışında olarak, her yerdedir. Her zaman “bizden” nefret eden ve “bize” karşı komplo düzenleyenler olarak evrensel düzeyde vardır.
(Hobsbawm,1992, s.205). Balibar’in (1991c, s.269) vurgulamış olduğu gibi, bu durum önemli bir paradoks oluşturmaktadır ve ulus, siyasal olarak tam anlamıyla yabancılaşmış bir topluma karşılık gelmektedir. Çünkü bir taraftan bireylerin kendilerini “evlerinde” hissedecekleri, çünkü “biz bize” olacakları bir ulus-devlet geçmişe dönük bir biçimde tahayyül edilir, diğer taraftan ise bu devlet içinde oturulamaz kılınır; durmadan düşmanın “içeride” olduğu keşfedilir ve bir taraftan da ulus “dış” düşmanlar karşısında birleşmiş bir topluluk olarak ortaya çıkarılmaya çalışılır (Balibar, 1991c, s.269). 

Halil İnalcık:Türk Tarih Tezi

İş Bankası'nca yayınlanan) 'Tarihçilerin kutbu' -Halil İnalcık Kitabı'nda tarihci Prof. İnalcık, 'Dil-Tarih-Coğrafya Fakültesi'ne girişini ve sonrasını anlatırken şöyle diyor:

Atatürk bu fakülteyi sıradan bir fakülte olarak değil, tarih tezinde ileri sürülen görüşleri ispatlamak için kurdu; 'Türk kültürü Orta Asya'dan Çin'e, Hindistan'a, Avrupa'ya gitti; Mezopotamya medeniyeti Türklerle başladı.. 

Antropoloji bölümünde Prof. Şevket Aziz Kansu kafa(tası) ölçüyordu. Türk ırkı brakisefal; Avrupa ve Afrika ırkları dolikosefal olurmuş.. Böyle bir hava vardı o zaman..

 (...) Kendimizi, Atatürk'ün bir takımı gibi hissediyorduk; Atatürk'e, Türk tarih tezine hizmet ediyoruz.. Misyon sahibi olarak nasıl çalışıyorduk bilemezsiniz.. 

Tarhanlı: Irkçılıkla Mücadele



Turgut Tarhanlı
06/02/2007 

Hrant Dink'in katliyle birlikte, Türkiye'de uzun zamandır var olan bir gerçek daha da görünür olmaya başladı. Irkçılık ya da ırksal ayrımcılıktan söz ediyorum. Bu ırkçılık, elektronik iletişimin olanaklarından da ziyadesiyle yararlanmaya çalışarak güç kazanıyor. Genel olarak ortaya koydukları tavır, etnik bakımdan Türk olmayanlara ya da bir demokraside eşitliği ısrarla savunan kişilere karşı kin, nefret ve şiddeti açıkça teşvik eden, savunan ve bunu yer yer hakaret ve sövme diliyle de ifade eden bir tarza sahip. 

Anayasa'da (m. 10), "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir" hükmüne yer verildiğine göre, bu sorunu pek fazla büyütmeye gerek olmadığını düşünebiliriz.