Ayşe Hür
Geçtiğimiz hafta Muhtar Kent, Coca Cola Şirketi’nin dünya yöneticiliğine getirildi. Ulusça gurur duyduk. Hatta, Orhan Pamuk’un Nobel Edebiyat ödülünü almasından bile daha çok gurur duyduk. Bu gururumuzu perçinleyen bir diğer husus, Muhtar Kent’in rahmetli babası Necdet Kent’in, İkinci Dünya Savaşı sırasında Marsilya ve Grenoble’da konsolos yardımcısı iken, canını tehlikeye atarak 80 Yahudi’yi Gestapo’nun elinden kurtaran bir kahraman olmasıydı. Üstelik Necdet Kent’in bu kahramanlığı Desparete House adlı bir filme de konu olmuştu.
![]() |
| Struma |
Geçtiğimiz hafta Muhtar Kent, Coca Cola Şirketi’nin dünya yöneticiliğine getirildi. Ulusça gurur duyduk. Hatta, Orhan Pamuk’un Nobel Edebiyat ödülünü almasından bile daha çok gurur duyduk. Bu gururumuzu perçinleyen bir diğer husus, Muhtar Kent’in rahmetli babası Necdet Kent’in, İkinci Dünya Savaşı sırasında Marsilya ve Grenoble’da konsolos yardımcısı iken, canını tehlikeye atarak 80 Yahudi’yi Gestapo’nun elinden kurtaran bir kahraman olmasıydı. Üstelik Necdet Kent’in bu kahramanlığı Desparete House adlı bir filme de konu olmuştu.
Geçtiğimiz yaz yayınlanan ve basında ‘bir insanlık hikayesi’ olarak göklere çıkarılan Büyükelçi (GOA, İstanbul,2007) kitabının kapağında ‘Yirmi bin insanı Nazi soykırımından kurtaran, Kurtuluş Savaşı kahramanı bir Türk’ün ve şerefli ulusunun tarihi değiştiren öyküsü!’ yazıyordu. Kitabın yazarı Emin Kıvırcık’a bakılırsa, rahmetli dedesi Behiç Erkin, Necdet Kent ile aynı dönemde, Paris Büyükelçisi sıfatıyla yaklaşık 20 bin Türk vatandaşı Yahudi’yi Nazilerin elinden kurtararak ‘Türk Schiendler’i’ unvanını hak etmişti!
