CHRISTIAN DELACAMPAGNE
1933 yılı, başka bir açıdan da trajiktir. Hitler’in iktidara gelmesinden birkaç hafta sonra, dönemin en meşhur Alman filozofu Martin Heidegger, Fribourg Üniversitesinde rektörlük görevine atanır ve Nasyonal Sosyalist Parti’ye üye olur (1 Mayıs).
Bu katılım bir gaflet sonucu da değildir, çünkü Heidegger,
üniversitesinin başına Nazi sempatizanı çalışma arkadaşlarının faal işbirliği
ve yönetici kadroların desteğiyle gelir. Heidegger, Nisan 1933’ten Mart 1934’e
kadar bir yıl boyunca bu mevkide kalacaktır.
![]() |
| Heidegger Alman Nazi partisi (NSDAP) toplantısında. Leipzig, Kasım 1933 (Illustrierte Zeitung gazetesinden alınmıştır) bkz. Bu kaynakta (ve en altta)** resimle ilgili ayrıntılı bilgi var (kim kimdir?) |
1933 yılı, başka bir açıdan da trajiktir. Hitler’in iktidara gelmesinden birkaç hafta sonra, dönemin en meşhur Alman filozofu Martin Heidegger, Fribourg Üniversitesinde rektörlük görevine atanır ve Nasyonal Sosyalist Parti’ye üye olur (1 Mayıs).
Heidegger NSDAP’ye katıldığında kırk dört yaşındadır. Yani bir
gençlik hatası değildir bu. 1945 yılına kadar partinin üyesi olarak kalacaktır.
Yani bu, kısa süreli bir bağlılık da olmamıştır.
![]() |
| Hannah Arendt (solda) ve Heidegger, Arendt'in hocasıydı. İronik... |
Ne tarafsız ne de sadece onursal bir görevdir bu.
İşbaşındaki kişiye gerçek bir iktidar bahşeder ve ondan katıksız bir siyasal
itaat talep eder. Nazilerin sivil toplumu denetleme çabasında, üniversite alanının
“ yola getirilmesi” önemli bir yer işgal eder. Bu işin, kararsız veya dik kafalı
kişilere bırakılması düşünülemez.






