28 Temmuz 2018 Cumartesi

Şamanizm: İnanç ve Dualardan Örnekler


Wilhelm Radloff (1837-1918)

Sibirya'dan, cilt 2'de
yer alan çizim.
[Batı Sibirya'daki Barnaul şehrinde Yüksek Madencilik Okulunda 
Almanca ve Latince dersleri verdi. 1859-1871 yılları arasında kışları öğretmenlik yapan W. Radloff, yazları; dil, tarih ve etnografya malzemeleri toplamak amacıyla Sibirya ve Türkistan' da yaşayan Türk kavimlerine geziler düzenledi. Orta Asya Türk Kavimlerinin tarihi, etnografyası, dili ve folkloruyla ilgili yoğun çalışmalar yapan W. Radloff, Türkçenin hemen her tarihsel dönemiyle ilgili yazma yapıtlar üzerinde durdu ve bu yapıtları bilim dünyasına tanıttı.]

*
[Altaylı Türk boylarından bahsediyor] Gök ve yerin katlarında yaşayan bütün bu yukarı dünya tanrıları, insanlığı meydana getiren, yaşatan ve koruyan varlıklar olarak görülürler. İnsanlar, en çok Yer-Su tanrılarına yakın bulunmakta, onların iyiliğinden doğrudan doğruya yararlanmakta ve bu nedenle aracısız onlarla bağlantı kurarak kurban sunumunda bulunmaya cesaret etmektedirler.

23 Nisan 2018 Pazartesi

Kavafis'in İthaka'sı


*Konstantinos Kavafis
Bugünkü İthaka adasından bir görüntü

İthaka'ya doğru yola çıktığın zaman, 
dile ki uzun sürsün yolculuğun,
serüven dolu, bilgi dolu olsun.
Ne Lestrigonlardan kork,
ne Kikloplardan, ne de öfkeli Poseidon'dan.

3 Nisan 2018 Salı

Urfa İsminin Kökeni Üzerine Notlar

Klaus Schmidt
Harran Evleri
Bugünkü birçok Orta Avrupalı için Urfa'nın bilinmeyen bir şehir olduğunu düşündüğümden şehri biraz tanıtmak isterim. Urfa Antik Dönem ve Orta Çağ’da oldukça önemli bir kentti. Burasının Avrupa’nın genel bilgi dağarcığında uzun süre “var olmayışının” birçok nedeni vardır. Hiç kuşkusuz, Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanışı ve 20. yüzyılın başındaki siyasi olaylar bu nedenler arasındadır. Ama her şeye rağmen Türkiye sömürge olmadan, bağımsız bir devlet olarak yaşamını sürdürmeyi başarmıştır. Ancak bu durum, Türkiye’nin doğusunun 20. yüzyılın ilerleyen yıllarına kadar dünya olaylarından uzak kalmasına ve aynı zamanda Batı dünyası tarafından buranın neredeyse hiç dikkate alınmamasına da neden olmuştur.

Neandertal mi yoksa Neanderthal mi?

Robert J. Sawyer
Kaynak

Her ikisi de doğru ve her ikisi de paleoantropologlar arasında bile yaygın olarak kullanılıyor.
İnsana ait bu fosil tipi 1856’da, Düsseldorf yakınlarında bir vadide bulundu ve adını oradan aldı. O zamanlar oraya Neanderthal* deniyordu; thal ‘vadi’ anlamına geliyor, ‘Neander’ de vadiye adını veren adamın ‘Neumann’ olan soyadının Yunanca versiyonuydu.

1 Nisan 2018 Pazar

Nevali Çori'nin Keşfi

Klaus Schmidt
"Eldeki parçaya göre üzerinde dans sahneleri betimlenmiş bir tabak söz konusuydu."
Bu buluntu; bir taş kandil ya da tütsü kabı olarak yorumlanabilir, diyor Schmidt.

Nevali Çori - Veba Vadisi’nde

“Veba Vadisi” şeklinde çevrilebilen ürkütücü *Nevali Çori ismi, insanın sırtından soğuk terler dökülmesine neden oluyor. Çor* kelimesi ile “karaölüm”den daha çok, belirgin bir domates hastalığı kastedilmekte. Burada bilim adına keşfedilen, sebze ile ilgili yer isminin çağrıştırdığı kadar dramatikti.

Her şey 1979 yılı sonbaharında genç bir arkeoloğun Fırat’ın Türkiye’deki orta bölgesinde yüzey araştırması yapmasıyla başladı. Yeni başlamış Lidar Höyük kazılarının başkanı Harald Hauptmann’nın görev vermesi üzerine Hans Georg Gebel, Tunç Çağı höyüğünün yakın çevresinde başka arkeolojik yerleşmelerin olup olmadığını anlamak için araştırmalara girişir.

22 Mart 2018 Perşembe

Bir Zamanlar Tanrıydılar


Oğuz Tekin
Bir Roma mozaiğinde kuş avlayan kedi tasvir edilmiş
 Pompei'deki Fauno Evi'nde bulunmuş
Napoli Ulusal Arkeoloji Müzesi

Kedinin yeryüzünde ilk ortaya çıktığı tarihi kesin olarak söylemek mümkün olmasa da, bu tarihi milyonlarca yıl öncesine götürmek olasıdır. Kedinin anayurdunun* Kuzey Afrika olduğu ise, artık kabul edilen bir görüştür. Kedi kemikleri ve kafatası parçaları tarihöncesi devirlerden beri arkeolojik kazılarda ele geçmektedir. Konya yakınındaki Hacılar'da, İsrail'deki Jericho'da, İndüs Vadisi'ndeki Harappa'da ve Kıbrıs'ta Khirokitia'da tarihöncesi döneme (neolitik) ait kedi kemikleri ve dişleri bulunmuştur. Tunç çağlarına girdiğimizde ise buluntu miktarı artmaktadır. Troia kazılarında, erken tunç dönemine tarihlenen kedi kalıntıları ele geçmiştir. Ancak, ilginçtir ki, evcil kedinin anayurdu olarak kabul edilen Mısır'da tarih öncesi dönemden, hatta eski krallık döneminden (MÖ 2686-2118) günümüze kalan kedi kalıntısı yoktur. Evcil kedilerin eski Mısır sanatında resmedilmesi ise yaklaşık olarak MÖ 2000 yılından itibarendir. Böylece, evcil kedinin tarihini günümüzden 4000 yıl öncesine götürebiliriz.

10 Mart 2018 Cumartesi

Mezopotamya'da Devletli Uygarlıkların Ortaya Çıkış Koşulları

Sibel Özbudun
Ubeyd Kültüründen örnek figürinler
Mezopotamya'nın uygarlık-öncesi ikibin yılında tarih sahnesine çıkan ve gelişen özellikleri şöylece sıralamak olanaklıdır (Bu sıralama bir neden-sonuç ilişkisi ya da önem sırasını gözetmemekte olup, anlatımdan kaynaklanan bir zorunluluktur) :

i) Sulamaya dayalı tarım: Kanallar açarak sulama yolunda ilk girişimler Çatalhöyük ve 6. bin Samarra yerleşimlerinde görülmekle birlikte, yaygın kullanımını Ubaid döneminde bulmuştur. Sulamalı tarım,
aksi durumda çorak olan Güney Mezopotamya'da tarımı olanaklı kılmış ve üretkenliği büyük ölçüde arttırarak, üretime katılmayan bir toplumsal kesimi besleyebilecek bir artının oluşmasında etken olmuştur.