devlet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
devlet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2018 Cumartesi

Mezopotamya'da Devletli Uygarlıkların Ortaya Çıkış Koşulları

Sibel Özbudun
Ubeyd Kültüründen örnek figürinler
Mezopotamya'nın uygarlık-öncesi ikibin yılında tarih sahnesine çıkan ve gelişen özellikleri şöylece sıralamak olanaklıdır (Bu sıralama bir neden-sonuç ilişkisi ya da önem sırasını gözetmemekte olup, anlatımdan kaynaklanan bir zorunluluktur) :

i) Sulamaya dayalı tarım: Kanallar açarak sulama yolunda ilk girişimler Çatalhöyük ve 6. bin Samarra yerleşimlerinde görülmekle birlikte, yaygın kullanımını Ubaid döneminde bulmuştur. Sulamalı tarım,
aksi durumda çorak olan Güney Mezopotamya'da tarımı olanaklı kılmış ve üretkenliği büyük ölçüde arttırarak, üretime katılmayan bir toplumsal kesimi besleyebilecek bir artının oluşmasında etken olmuştur.

1 Ağustos 2017 Salı

Zulüm Umranın Harap Olduğunu Haber Verir


Malum olsun ki, malları bakımından halka tecavüz etmek, bu malların elde edilmesi ve kazanılması hususunda onların heveslerini ve şevklerini yok eder. Çünkü bu takdirde, neticede ve eninde sonunda söz konusu malların yağma yoluyla ellerinden alınacağına kani olurlar. Mal kazanma ve edinme hevesleri gidince, artık bu maksatla çalışmaya elleri varmaz olur. Mal ve servet kazanma yolunda çalışmaktan halkın geri durması, bu hususta kendilerine (ve mallarına) yönelen tecavüz miktarınca ve nispetinde olur. Tecavüz, maişet yollarının tümüne şamil olacak derecede çok olursa, kazançtan geri durma öyle olur. Çünkü zulüm ve tecavüz bütün mesleklere dahil olduğu için hevesleri tamamen ortadan kaldırır.  Şayet tecavüz az ise, kazançtan geri durmak da o nispette olur. Umran*ın mükemmelliği, çarşı pazarın hareketliliği, halkın akşam sabah gide gele kazanç ve menfaatleri için çalışıp çabalamalarına bağlıdır. Halk, maişellerini temin etmekten geri durup mal kazanmaktan el etek çekti mi, umrandaki pazarlar durgunlaşır, ahval perişan olur, halk bu ülkenin dışındaki yerlere dağılır, rızkını bu sahanın haricinde arar. Bu yüzden o bölgede ikamet edenler seyrekleşir, nüfus azalır o diyar ıssız hale gelir, şehirleri harap olur, sultanın ve devletin halinin bozulmasiyle yerleşme merkezleri bozulur. Çünkü sultanın ve devletin hali, umranın bir suretidir. Umranın maddesinin (ve iktisadi bünyesin in) bozulmasiyle zaruri olarak sureti de bozulur. (Umran, devletin maddesi matter, devlet ise sureti, formudur.
Bünye dağılınca, zaruri olarak şekil de dağılır).

22 Aralık 2015 Salı

Faşizm totaliterdir

B. MUSSOLİNİ

DEVLET MUTLAK GERÇEK      
"Bireycilik karşıtı faşizm devlet için ve devletle uyuştuğu ölçüde birey için de var. (...) Mutlakıyet karşıtı ihtiyaçtan çıkmış klasik liberalizme karşı çıkıyor (...).
Liberalizm bireyin yararına, devleti inkar ediyor; faşizm, devletin, bireyin gerçek realitesi olduğunu açıklıyor. … Faşistler için her şey devlet içinde var. Hiçbir insanoğlu, hiçbir değer devletin dışında varolamaz. Bu manada, faşizm totaliterdir ve bütün değerlerin toplamı ve sentezi olan faşist devlet, halkın tüm varlığını tanımlıyor; geliştiriyor ve hareketlendiriyor.

Devletin dışında, gruplar ve bireyler yoktur (siyasi partiler, dernekler, sendikalar, sınıflar). Bundan dolayı faşizm  sınıf mücadelesi tarihi hareketini güçlendiren, tek bir iktisadi ve ahlaki realitede sınıfları oluşturan devletin birliğini bilmemezlikten gelen sosyalizme muhalefet ediyor. Ve aynı biçimde sınıfların sendikacılığına da karşı çıkıyor (...).

Faşizm bunun için halkı büyük bir çoğunluk seviyesine düşüren demokrasiye karşı çıkıyor. (...) Devleti millet vücuda getirmiyor (...). Aksine, millet kendisine birlik, ahlak şuuru ve varoluş gayesi veren devlet tarafından vücuda getiriliyor. 


Enciclopedia Italiana'da, Fascisme maddesi.

21 Aralık 2015 Pazartesi

Hukuk, Barışı sağlayacak Bir Ortam Yaratmalıdır

Ümit Kardaş
21 Haziran 2007

[yazının tamamı için aşağıdaki linke bkz.]
https://www.linkedin.com/pulse/icons-peace-equality-made-children-sacha-guppy
Barışın ve Eşitliğin İkonları
Hukukun önemli bir işlevi de barışı sağlayacak bir ortamın yaratılmasıdır. Toplumun barış içinde yaşayabilmesi, barış sever bir hukuk düzeninin kurulmasına bağlıdır. Bu nedenle hukuk düzeni değişik inanç ve düşüncelere sahip bireylerin bir arada yaşayabilmelerine olanak sağlayacak nitelikte olmalıdır. Kimlik farklılıklarına saygıyı oluşturacak bir hukuk düzeni oluşturmak zorunluluktur. 
William Connoly'nin "Kimlik ve Farklılık" isimli yapıtındaki saptamaları önemlidir. "Her kimlik bir dizi farklılıkla bağlantılı olarak ve bu farklılıklardan bazılarının da kötü, anormal veya akıl dışı, özetle "öteki" tanımlaması üzerine kurulur.