Feminist Perspektiften Bakmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Feminist Perspektiften Bakmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2019 Cuma

Büyücü Avcıları ve Büyük Kadın Katliamları


 Barbara Ehrenreich

Walpurgis Gecesinde** cadılar ve ilişkili oldukları tüm "kötü" yaratıklar Brocken dağında eğlenirken gösterilmiş. 
16. yüzyılda yapılmış böylesi gravür baskılar (yazılan kitaplar, verilen vaazlar), salt kötü olarak sunulan
cadı ve büyücü imajını; hem yaratmış, hem varolan olumsuz algıyı daha da körüklemiş,
hem de nefret tohumunu bir üst düzeye sıçratarak her seferinde yeniden inşa etmiştir.
Ve bütün bunların sonucunda aşağıda anlatılan, sayıları milyonla ifade edilen kadın katliamları gerçekleşmiştir.

İnsanlık tarihinde dört yüzyıldan fazla bir süre, Almanya'dan başlayıp İngiltere'ye kadar uzanan bir alanda, büyücülerin peşini bırakmadılar. Başlangıcı feodalite ile birlikteydi, sonu reform hareketinin yayılmasına kadar uzandı. Bu zaman içinde, büyücü safsatası, sosyal dokuya ve tarihsel geleneğe göre çeşitli şiddet biçimleriyle sürdü gitti. Ama başat özelliğini hiç yitirmedi: Bu açıkça egemen sınıfların köylerdeki kadın nüfusa karşı sürdürdükleri bir terör kampanyasıydı.  Büyücüler, Protestan ve Katolik kiliseler için olduğu kadar devlet için de siyasal, kutsal ve cinsel içerikli bir anlam taşımaktaydı.
Büyücü safsatası zaman zaman akıl durduracak boyutlara erişti: 15. yüzyılın sonlarıyla 16. yüzyılın başlarında Almanya, İtalya  ve diğer birçok Avrupa ülkesinde binlerce kadın öldürüldü; çoğunda canlı canlı odun yığınları üstünde tutuşturularak. 16. Yüzyılın ortasında bu dehşet dalgası bütün boyutlarıyla Fransa ve İngiltereyi de büsbütün sardı.

Bir tarihçi, bu infazların belli birkaç Alman kentinde yılda 600'ü bulduğu ya da "pazar günleri dışında" gün başına iki infazın gerçekleştirildiğini söylüyor. Werzberg bölgesinde, yalnız bir yılın içinde, 900 büyücü öldürülmüş; Como ve çevresinde bu sayı yalnızca 100'de kalabilmiş. Ama Toulouse'da bir günün içinde 400 infaz yapılmış. 1585 Yılında Bistums Trier'in iki köyünde yalnız bir tanecik kadın hayatta kalabilmiş. Birçok vakanuvisin tahmininden çıkabilecek toplam infaz sayısı milyonları buluyor. O günlerdeki en büyük kentlerin nüfusları 150-200 bini aşmıyordu. Öldürülenlerin de yüzde 85'i kadın; yaşlı kadın, genç kadın, çocuktu...(*)

5 Nisan 2019 Cuma

Şarabın İçindeki Tanrı ve Dionysos Dini

Mario Meunier

Baküs'ün Zaferi
Cornelis de Vos'ın tablosu
Bakkhalar’ı* okurken bu tragedyanın eski Yunanistan’da Dionysos[1] dininin İncil’i yerinde olduğu unutulmamalıdır. Sanatta, şiirde ve dinde Bakkhalar’ın verimli bir etkisi olmuştur. Dithyrambos’un, Satyr dramının, komedya ve tragedyanın, Bakkhos şerefine kutlanan parlak bayramlardan doğduğu bilinir.

Dionysos’un doğum ve ölüm efsanesi, ilkin bütün bitkilerin esrarlı hayatı, daha sonra asmanın büyümesi, üzüm olması, bağ bozumunun türlü safhaları ve şarabın insanda doğurduğu değişik ve karışık haller karşısında insanların vardığı birçok ilkel fikirden doğmuştur. Zengin Yunan imgeleminde şarabın hikâyesi bir dram haline geldi.
Efsane şu şekle girdi: 

25 Aralık 2015 Cuma

Eski Türklerde Kadınların Durumu

j.P.Roux

"Türklerde kadınların konumu, İslamiyetin kabul ettiği biçimden çok farklıdır. Uzun süre şamanizmin cinsler arasında ayırım yapmamayı yüceltişi yadsınmıştır. Kadın örtünmez, haremde kalmaz, erkeklerden ayrı yaşamaz. Erkeklerle bayramlara, şölenlere ve içki alemlerine katılır, onlarla kımız ve şarap içerek sarhoş olurlar. Kocası evde olmadığında, hatta özellikle kocası evde olmadığı zamanlarda misafirini tüm ev sahibi görevini yerine getirerek bizzat ağırlar. Ata erkekler gibi biner, bu Avrupalıları çok şaşırtır. Ok atar, öküz arabalarını kullanır ve Çinli kaynaklara göre kocaları dama oynarken onlar futbol oynarlar. Kendi işleri ile uğraşır Pazara gider ve kocası paketleri taşır öyle ki onu “hizmetkarlarından bir sanırsınız”. 

Büyük Selçuklu veziri Nizamülmülk kadın düşmanları arasında en ateşli olanıdır. Türk kadınlarının hayat tarzlarının İslamiyet açısından tehlikesini gören ve kocaları üzerindeki etkisinden çekinen vezir tüm ağırlığını koyarak bunu değiştirmeye çalışır. …"

Orta Asya, s:272-273

15 Aralık 2015 Salı

Fermanlarla Kadını Giydirmek


Tarihte kadınların neyi nasıl giyip giyemeyecekleri her zaman erkeklerin en önemli uğraşlarından biri niteliğini taşıdı. 18. yüzyılın başında 3. Ahmed'in saltanatından itibaren bu konuda bir hayli ferman yayımlandı...

AVNİ ÖZGÜREL 
….
Kadın kıyafetleri, yani örtünme bugünün sorunu değil elbette.
Osmanlı tarihi bu konuda yaşanmış sıkıntılar ve çatışmalarla dolu.

Yaramaz kadınlar!
Her şey Batı'yla temasın artması, Türkiye'nin kapılarını yabancı elçilere açmasıyla başladığını düşünen tarihçiler konunun evveliyatına ilişkin olarak 'Yahudi tüccarlar'ı işaret ediyorlar. Onların saraya ve zengin konaklarında yaşayan kadınlara getirdikleri rengârenk kaliteli kumaşlar ve göz alıcı takıların kışkırtıcılık işlevi gördüğü söylenebilir elbette. Haremde serbestçe dolaşmaları mümkün olan kadınların bu birbirinden güzel kumaş ve mücevherleri şık görünmelerini sağlayacak şekilde sunmak istedikleri düşünülebilir. 


12 Aralık 2015 Cumartesi

Ve Kadın Çuvalı Yarattı...

Ursula K. Le Guin

Çuval Kuramı Üzerine
http://www.123rf.com/photo_7423764_still-image-of-burlap-sacks-full-with-different-herbs-seasonings-ingredients-and-spices-used-in-prep.html
Bildiğimiz kadarıyla insansıların evrim geçirip insana dönüştüğü ılımlı ve tropik bölgelerde, türün temel gıdası bitkilerdi. Paleolitik, Neolitik ve tarihöncesi çağlarda, o bölgelerdeki insanlar yüzde 65 ila 80 oranında toplayıcılık yaparak besleniyorlardı; yalnızca kutup iklimlerinde et başlıca gıda maddesi olarak kendini gösteriyordu. Mamut avcıları bütün ihtişamlarıyla mağara duvarlarını ve zihni işgal etseler de, aslında o çağlarda hayatımızı ve tombulluğumuzu tohum, kök, yaprak, filiz, fidan, kabuklu yemiş, böğürtlen, meyva ve tahıl, böcek ve deniz kabukluları toplayarak sürdürüyor, protein oranını yükseltmek için de ağ veya tuzak kullanarak kuş, balık, fare, tavşan gibi korkunç dişleri olmayan küçük hayvanlar yakalıyorduk.