İngiltere etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İngiltere etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2021 Çarşamba

Domesday Book: "Kıyamet Kitabı"

 

Bayeux işlemesi üzerinde Hastings Muharebesi sırasında Harold'ın ölümünün resmedilmesi

İngiltere’de 11. Yüzyılın ortalarına kadar hükümranlık süren Kral Edward'in hiç çocuğu olmamıştı. Bu yüzden ülkenin çeşitli yörelerinde yaşayan pek çok soylu taht üzerinde hak iddia etmeye başlamıştı. Normandiya Dükü William bunlardan sadece biriydi.

Dar bir geçit olan Manş geçidi ile İngiltere'den ayrılmış olan Normandiya bir zamanlar Şarlaman tarafından yönetiliyordu. Ölümünden hemen sonra Avrupalıların İskandinav dediği kuzeyden gelen denizciler Normandiya'yı işgal edip, burada bir dukalık kurmuşlardı.

Aslına bakılırsa İskandinav kökenli William'ın taç için hiç umudu yoktu. Bu yüzden bereketli toprakları ve otlakları olan İngiltere'ye bir sefer düzenlemeye karar verdi. Gemiler yaptırdı, silah ve yiyecek toplattı, iyi şövalye ve okçulardan oluşan donanımlı bir ordu kurdu. Hazırlıklarını tamamlayan William, Manş'ı geçip, 1066 Eylülünde İngiltere'ye ulaştı. İki hafta sonra Hastings Limanı'nda İngilizlere karşı bir zafer kazandı. Böylelikle İngiltere'yi fetheden William, Fatih William şanıyla anılmaya başlandı.[1] Artık Fatih William adıyla İngiltere kralıydı. William başa geçer geçmez yerli halka toprak dağıttı. Kendisini kabul etmeyen tüm köylüleri de öldürttü. Ülkenin en verimli arazilerine el koydu. Ülkenin soylularını etrafına topladı. Böylece iktidarını sağlamlaştırmış oldu.

Krallıkta yaşayan herkes düzenli olarak vergi ödemekle yükümlü olacaktı. İnsanlar, ne kadar çok araziye sahipseler o kadar çok vergi ödemekle mükelleftiler. Ödenecek vergileri düzenleyebilmek için derhal işe başladılar. Öncelikle el koyduğu hazinenin ne kadar olduğunu ve kimlerden ne kadar vergi alacağını bilmek istiyordu.

26 Mayıs 2017 Cuma

Köle Ticaretiyle İlgili Mağrip Hükumetiyle Mektuplaşmalar

Belge
Yayımlayan Bernard Lewis


Başkonsolos Drummond Hay ve Fas Sultanı Arasında Kölelikle İlgili Mektuplaşmalar (1842)

Başkonsolos Drummond Hay
Köle Ticareti No. 2
Dört Ek Yazı
30 Mart’ta alındı
Cebelitarık Deniz Yoluyla
Köle ticaretiyle ilgili Mağrip Hükumetiyle mektuplaşmalar
Tanca 12 Mart 1842

Lordum [Aberdeen Kontu],
Sayın Lordum 27 Aralık, Köle Ticareti No. 4 yazısıyla ve bizim 29 Ocak tarihli ve Köle Ticareti No. 1 yazımızla ilgili olarak Fas Sultanı'na yazdığımız mektuba cevap aldık ve bunun İngilizce versiyonunu size takdim etmekten şeref duyuyorum. [Ek 1 ].

24 Şubat 2017 Cuma

Kanlı Yasalar: İngiltere'de İdam Cezası

Arthur Koestler


https://en.wikipedia.org/wiki/File:William_Hogarth_-_Industry_and_Idleness,_Plate_11;_The_Idle_'Prentice_Executed_at_Tyburn.png
Bu geziyi iki devrede yürüteceğiz: Önce 1800 yılları civarında suçla mücadele metodunu anlatacağız,
sonra da bu duruma nasıl gelindiğini görmek için daha öncelere gideceğiz. Ondokuzuncu yüzyılın başında, ülkemizin [İngiltere] ceza mevzuatı kanlı yasalar adıyla anılırdı. Bu yasalar iki yüz yirmi veya iki yüz otuz suçu ölümle cezalandırmak gibi bir özelliğe sahipti ki, dünyada başka hiç bir yasa aynı niteliği taşımıyordu.

26 Şubat 2016 Cuma

Stonehenge'i Kim Dikti?

 Paul Aron



Mısır'ın piramitleri, Yunanistan'ın Parthenon'u, Roma'nın Colleseum'u hep büyük uygarlıkların, firavun ve filozofların, imparator ve kahramanlarının imgelerini akla getirirler.
Stonehenge insanda böyle bir izlenim uyandırmaz.

Salisbury Ovası'ndaki büyük taş blokların kalıntılarının çevresinde, tarihsel şehirler değil, doğu yönünde Londra'ya giden modern otoyollar bulunur. Burada çözülecek hiyeroglifler, yorumlanacak Sokratik diyaloglar yoktur. Stonehenge'i diken Taş Devri ve Tunç Devri insanları daha küçük taş anıtlar da dikmişlerdi.

7 Şubat 2016 Pazar

Sykes-Picot ve Orta Doğu'ya İlişkin Diğer Gizli Antlaşmalar


Melek Fırat
2001





Birinci Dünya Savaşında Orta Doğu'ya ilişkin Müttefikler arasında imzalanan çeşitli gizli antlaşmalar 1917 Bolşevik Devrimi sonrasında Moskova'daki sosyalist hükümet tarafından dünya kamuoyuna açıklanınca, sadece gizli toprak paylaşımı dolayısıyla değil, İngiltere'nin aynı bölgeye ilişkin olarak hem Araplara hem de Siyonistlere vermiş olduğu sözler dolayısıyla da büyük tepkiyle karşılandı.

Sevres Antlaşması'nda Kürdistan Meselesi

Baskın Oran

2001
Sevres sonrası Osmanlı İmparatorluğundan ayrılması tasarlanmış bölgeler
Harita: Türk Dış Politikası Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar, cilt I,  s: 127

Kürdistan ile iIgili Üç Madde 

Birinci Dünya Savaşından sonra kuzey Irak Kürtlerinin de yaşadığı Irak toprakları İngiltere'nin mandasına verildi. Sevresle saptanan Osmanlı sınırları içindeki Kürtlere ise, Sevres Antlaşmasının üç maddesi (md. 62-64) yerel (teritoryal özerklik getirmekte, bu özerkliğin bağımsızlığa dönüşmesini de ilk bakışta mümkün kılan bir ifade kullanmaktaydı. 

Md.62: "Fırat'ın doğusunda, ileride saptanacak Ermenistan'ın güney sınırının güneyinde ve (...) Suriye ve Irak ile Türkiye sınırının kuzeyinde, Kürtlerin sayıca üstün bulunduğu bölgelerin yerel özerkliğini, işbu Antlaşmanın yürürlüğe konulmasından başlayarak altı ay içinde (...) üç üyeden [İngiliz, Fransız, İtalyan] oluşan bir Komisyon hazırlayacaktır. (...) 

28 Aralık 2015 Pazartesi

Alman-İngiliz Nüfuz Mücadelesi

Murat Özyüksel


[Yazının tamamı için aşağıdaki linke bkz.]

II. Meşrutiyet ve Osmanlı İmparatorluğu'nda Alman-İngiliz Nüfuz Mücadelesi

https://en.wikipedia.org/wiki/Colmar_
Freiherr_von_der_Goltz
İkinci Meşrutiyet ilan edildiğinde Almanya Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki nüfuz mücadelesinde tüm rakiplerini tartışmasız bir biçimde geride bırakmıştı. Osmanlı ve Alman imparatorlukları arasındaki yakınlaşma, Osmanlı ordusunda reform çalışmalarını yürüten Alman askeri misyonu ve Anadolu-Bağdat demiryolları temelinde gerçekleşmişti.

Meşrutiyetin ilanı beklenmedik bir biçimde bu dengeleri alt üst etti. Osmanlı İmparatorluğu’nda ibre, birdenbire Almanya’dan, İngiltere ve Fransa’ya dönmüştü. Her şeyden önce İttihatçılar, bu ülkelerde geçerli olan liberal düşüncelerle donanmışlardı. Bunun tersini, Abdülhamit’in Almanya ile yakınlaşma nedenlerinden biri olarak öne sürebiliriz. Ancak gelişmeler hiç de beklendiği gibi olmadı.

Yaklaşık iki yıl içinde Almanlar bu fırtınayı atlatarak yeniden Osmanlı Devleti’ndeki eski konumlarını ele geçirmeyi başardılar. Onların bu başarısının dinamiklerinden biri, Osmanlı ordusunda Alman eğitiminden geçmiş subayların Almanya yanlısı tutumlarını korumalarıydı. Tabi bu faktörün etkili olabilmesi için ordunun politika sahnesinde yerini alması gerekiyordu ki, o da 31 Mart olayından sonraki süreçte gerçekleşti. 

14 Aralık 2015 Pazartesi

Cecil Rhodes der ki




Cecil Rhodes

“Dünya neredeyse bütünüyle parsellendi ve geri kalan da bölüştürülmekte, işgal edilmekte ve kolonileştirilmektedir. Geceleri başımızın üzerinde gördüğümüz şu yıldızları, asla erişemeyeceğimiz o muazzam dünyaları düşünün. Yapabilseydim onları da alırdım; Onların bu kadar parlak ama bir o kadar da uzak olmaları beni üzüyor.” 

M.Hardt-A.Negri, İmparatorluk, Çeviren, Abdullah Yılmaz, Ayrıntı yy.,5. Baskı, İstanbul, 2003, s.235.

İngiliz kolonyalist, kâşif Cecil Rhodes, 1892. Rhodes'in Cape Town ile Kahire'yi bir demiryolu hattıyla bağlama tasarısını anlatan Edward Linley Sambourne karikatürü
https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/e/ec/Punch_Rhodes_Colossus.png





23 Kasım 2015 Pazartesi

İngilizlerden Mısırlılara Duyuru





Egyptian Mail’in haberine göre İngilizler, 17 Kasım 1914 günü Mısırlılara hitaben şu bildiriyi yayınlamışlardır:

"Mısırlılar! Kostantiniye’deki (İstanbul’daki) sultanınıza ne kadar derinden bağlı olduğunuzu biliyoruz. Bu yüzden Büyük Britanya, Türkiye’ye karşı savaşmak zorunda kalmış olmaktan derin bir üzüntü duymaktadır. Ama bu, sultana karşı bir savaş değil, onun aklını çelen ve iktidarlarını cinayet ve terör yoluyla ayakta tutan Enver Paşa gibilerinin küstahlık çetesine karşı bir savaştır.
 Mısırlılar! Sizden tek bir isteğimiz var: sükûnetinizi bozmayın. Bize yardım etmenizi istemiyoruz. Kutsal şehirleriniz Mekke ve Medine’ye zarar gelmeyecektir."

Daily Review of the Foreign Press, 4 Aralık 1914